CEZA YARGILAMASI PRATİĞİNDE ŞÜPHELİDEN ALINAN İLK İFADE GENELLİKLE GERÇEĞE EN YAKIN İFADE OLARAK KABUL EDİLMEKTE VE VİCDANİ KANAATİN OLUŞTURULMASINDA BU İFADEYE BÜYÜK ÖNEM VERİLMEKTEDİR.

Ceza yargılamasının pratiğinde şüpheliden alınan ilk ifadenin önemi hakkında kısaca değerlendirme yapmadan önce, bu konuda geçen bazı kavramları kısaca açıklamak gerekmektedir. Şöyle ki,  öncelikle devletin yetkili mercileri, suç şüphesinin öğrenilmesinden itibaren soruşturma işlemlerine başlayarak suç şüphesi altındaki şüpheli kişi veya kişileri tespit etmeye çalışmaktadır. Gerçekleştirilen soruşturma sonucunda tespit edilen şüpheliler savcılık veya kolluk birimlerine gönüllü veya zorla getirtilerek ilk ifade işlemlerine hazırlık yapılmaktadır. Hukuki anlamda İfade, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili dinlenmesi anlamına gelmektedir.

İlk ifadenin önemi bağlamında, şüpheli ifadesinin nasıl alınacağı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 147’nci maddesinde açıklanmaktadır. Buna göre, şüpheli veya sanığın öncelikle kimliği saptanarak kimlik tespiti yapılır. Şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür. Şüpheliye kendisine yüklenen suçlamalar anlatılır. Şüpheliye avukat seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından yararlanabileceği, seçilen avukatın ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği, kendisine bildirilir. Avukat seçecek durumda olmadığı ve bir avukat yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine ilgili baro tarafından bir avukat görevlendirilir.  Kanundaki istisnalar dışında, şüphelinin yakınlarından istediğine yakalanma ile ilgili bilgi verilir. Şüpheliye susma hakkının bulunduğu yani yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir. Şüpheden kurtulması ve aklanması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır. Şüphelinin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır. İfade işlemlerinin kaydında teknik imkânlardan yararlanılır. İfade tutanağa bağlanır. İfade tutananağında şu hususların yer alması zorunludur:  1) İfade alma veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih. 2) İfade alma veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği. 3) İfade almanın veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise nedenleri. 4) Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı. 5) İmzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri yazılır.

Ceza soruşturmasının başlarında şüpheliden alınacak olan ilk ifade, belki de tüm ceza yargılamasının şüphelinin bakımından en önemli işlemidir. Nitekim her ne kadar yargılamanın ilerleyen süreçlerinde ikinci veya üçüncü kez ifade, sorgu imkanları ortaya çıksa veya delillerin incelenmesi gibi işlemler bulunsa dahi, uygulamada ilk ifadenin, çoğu zaman olayın sıcağı sıcağına alınması, şüphelinin olayla ilgili yargı makamlarının önüne ilk defa çıkması, yasal olarak ilk defa bu konuda suçlama altında olması, savunma hazırlamak için yeterli zaman olmaması, psikolojik etkenler vb. nedenlerle gerçeğe en yakın ifade olduğu kanaati hakimdir. Ceza yargılamasında, alınan ifadelere, mevcut delillerle birlikte oluşan kabule ve vicdani kanaate göre karar verilmektedir. Ceza yargılamasının başında şüphelinin dikkat etmesi gereken en önemli husus yasal hakların öğrenilmesi, uygulanması ve verilecek olan ilk ifadenin en iyi şekilde verilmesidir. Şüpheli, kendisi aleyhine başlamış olan ceza soruşturmasında savunma yapan taraftadır. Şüphelinin savunma faaliyetine başlaması ise, sürecin en başında ilgili makamda verecek olduğu ilk ifade ile başlamaktadır. Bu açıdan ceza soruşturmasının muhatabı olan kişilerin, kolluk veya savcılık nezdinde alınacak olan ilk ifadelerine gerekli önemi vermeleri, mümkünse de ifadenin alınmasında avukat desteğinden yararlanmaları, hak kayıplarına uğranmaması ve savunma hakkının en iyi şekilde kullanılması bakımından çok önemlidir.  

Hukukun çeşitli alanlarında yazılmış bulunan diğer makalelerimize ulaşmak için blog sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.